MEB UZAKTAN EĞİTİMDE DE SINIFTA KALMIŞTIR!   (KAMUOYUNA DUYURULUR)

MEB UZAKTAN EĞİTİMDE DE SINIFTA KALMIŞTIR!   (KAMUOYUNA DUYURULUR)

Salgın nedeniyle uzaktan eğitime başlandı ancak EBA, tam bir eşitsizlik uygulaması oldu. Erişimin sağlanması çok zordu. Birçok öğrenci erişim sağlayacak araçlardan yoksundu. Bilgisayarı, tableti, telefonu, interneti olmayan milyonlarca öğrenci var. Ayrıca anadili Türkçe olamayan öğrencilere hitap etmedi. Dezavantajlı öğrencilere yönelik çalışmalar yok denecek kadar azdı. Öğrenme güçlüğü olan, üstün zekalı, görme ve işitme engelli öğrenciler yok sayıldı. Göçmen çocukları zaten tümden görmezden gelindi. Öğretmen arkadaşlarımız EBA’da 3-5 öğrenciyle ders yapmak zorunda kaldılar. 

Ayrıca MEB dershane mantığıyla sınava girecek öğrenciler için deneme sınavları yaptı. Erişim olanakları olmayan öğrenciler yapılacak olan yarışma sınavlarında diğerlerine göre geriden başlamış olacaklardır. Uzaktan eğitim, öğrencilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenememiştir.

Bu süreçte; yasalarla meslek dışı görevlerin verilemeyeceği belirlenmiş olmasına rağmen, kimi eğitim yöneticileri öğretmenleri mesleklerinin dışında işlerde görevlendirme yoluna gittiler. Öğretmenlere karayollarında polis ve jandarmayla birlikte ateş ölçme, çeşitli işyerlerinde hijyen kurallarına uyulup uyulmadığının kontrolünde zorunlu görevlendirmeler yapılmıştır. Ayrıca, maske ve kolonya dağıtımı, okul bahçelerinde kılınacak cuma namazları için gelenlere maske, kolonya verilmesi ve son olarak hastalıktan kurtulmuş olanlara geçmiş olsun ziyaretleri gibi görevlendirmeler yapılmıştır.

Uzaktan eğitime geçilmesiyle, asgari ücretin de altında bir ücretle çalışan 80.500 ücretli öğretmene önce ücret ödenmedi, yoğun baskılar sonucunda ücret ödenmeye başlandı ancak bu ücretlerin yapılacak telafi eğitimine karşılık ödendiği açıklamaları yapıldı. Şimdi de telafi eğitiminin zorunlu olmadığı açıklanmışken ücretli arkadaşlarımız ne yapacağını şaşırmış durumdalar. Yani tam bir karmaşadır gidiyor. Üstelik bu kadar ücretli öğretmenin çalışıyor olması aynı zamanda resmi olarak öğretmen ihtiyacının da itirafıdır. Bizim tespitlerimize göre ise 150 bin kadrolu öğretmen ataması yapılmalıdır. Haziranda 20.000 öğretmen ataması yapılacak olması bırakın açık kapatmayı, emekli olacak öğretmenlerin yerini tamamlamaya bile yetmeyecektir. Ayrıca 18 Mart tarihinde ataması yapılan, hukuki dayanağı olmamasına rağmen göreve başlatılmayan 20.000 öğretmen arkadaşımız üç ay mağdur edilmişlerdir.

SINAVLAR ERTELENMELİYDİ

Öğrencilerimizin eğitim hakkı çok önemli ve tartışılmazdır. Ancak şu dönemde sağlıkları her şeyden önde gelmelidir. Bursluluk sınavları ile kalfalık ustalık sınavları eylül ayına ertelenmesine rağmen LGS ve YKS ertelenmedi. Üstelik tam bir eşitsizlikle uzaktan eğitim yapılmışken, sınavların yapılmasında ısrar edilmiştir. Sendikaların, velilerin ve öğrencilerin istekleri görmezden gelinip, turizm sezonu düşünülerek sınavların yapılması kararı alınmıştır.

20 Haziran’da yapılan LGS’de, açıklananın aksine sınav salonları 20 öğrenci için düzenlenmiş, yine açıklanmasına rağmen girişlerde ateş ölçümü yapılmamış, sınav yapılacak salonlarda sağlık görevlileri bulundurulmamış, sınav arasında sosyal mesafe korunamamıştır. Okul bahçelerine veli alınmamasına rağmen, bahçe dışındaki yoğun kalabalık görüntülerine her yerde rastlanmıştır.

Sınavlarda görevli öğretmenler, istekleri dışında resen görevlendirilmiş, öğretmenlerin istekleri görmezden gelinmiştir.

27 Haziran’da da YKS sınavı yapılacak, yine aynı sorunlar devam etmektedir. Bulaşma oranının yüksek olduğu bu hastalıktan korunabilmek için azami tedbir alınmalıdır.

İlk başlarda EBA erişiminin yok denecek kadar az olması nedeniyle öğretmen arkadaşlarımız, MEB tarafından eğitim aracı olarak kabul edilmemiş farklı farklı programlarla canlı ders yapmaya zorlanmıştır. Sonra da EBA üzerinden yapılan canlı derslerin otomatik olarak kaydedildiği ortaya çıkmış, bu uygulama doğal olarak öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi huzursuz etmiş, kendi görüntülerinin başka yer ve zamanda kullanılabilecek olması rahatsızlık vermiştir.   Ancak öğretmen arkadaşlarımız, bir yığın soruna rağmen imkanları ölçüsünde sürekli öğrencileriyle iletişim halinde olmuş, onları bu süreçte yalnız bırakmamıştır.

Bütün bu olumsuzluklardan dolayı EBA etkin kullanılamayınca bu sefer en çok kullanan öğrenci ve öğretmenlere puanlar verilerek bir yarış başlatıldı. Böylece sayısal veriler yayınlayarak bir başarı hikayesi oluşturmaya çalışmaktadır. Bizler yarışmayı asla kabul etmiyoruz. Yarışma değil, dayanışma içinde olacağımızı söylüyoruz.

MEB Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle öğretmenlere tatillerde de verilecek görevlerin önü açılmaktadır. Dinlenme hakkını sınırlandıran yasalar ve yönetmelikler yeniden düzenlenmelidir. Dinlenmek, eğitim emekçilerinin temel ve vazgeçilmez hakkıdır.

01 Haziran 2020 tarihinde kreşler açıldı. Kreşlerde bulunan çocukların kendi fiziksel mesafelerini korumaları ve önlem almalarının mümkün olmadığını bu kararı alanlar da biliyor. Bu kararı almalarının temel nedeni, ailelerin çalışmaya zorlanmasıdır. Yine özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri 15 Haziran’da açıldı. Bu kurumlarda çalışanların ve hizmet alanların sağlıklarının korunması için bu kararın yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. 

ÇÖZÜM ÇOK BASİTTİ

Çözüm öyle çok da zor değil aslında:

  • Öğretmenlerle, sendikalarla, öğrencilerle ve velilerle görüşerek iş birliği yapılmalıydı.
  • Çeşitli dernek vakıf ve cemaatlerle protokoller yapılıp oralara kaynak aktarmak, okulların kapalı olduğu şu dönemde sınıflara akıllı tahta ihalesi yapmak yerine kamu kaynakları, ihtiyacı olan öğrencilere bilgisayar, tablet, internet erişimi için kullanılmalıydı.

EĞİTİM ÖĞRETİME BAŞLARKEN

Okulların ve üniversitelerin fiziksel olarak “yeni normale” göre hazırlanması ve bugüne kadar devam eden işleyişin de yeni normale göre yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Yaklaşık 30 milyon kişiyi doğrudan ilgilendiren bu konuda haziran ayının sonlarına gelinmiş olmasına rağmen kapsamlı bir çalışmanın yapılmamış olması ciddi bir eksikliktir.

Ayrıca okulların açılmasıyla birlikte; öğrencilerimizin evden çıkıp servise binmesinden tutun da bazı okullarda sınıf mevcutlarının 45- 50’lere dayandığı, bu sene liselerde 9. Sınıfların daha da fazla olacağı ortadayken sınıfların kaçar kişi olacağı, okullarda sağlık görevlilerin bulunup bulunmayacağı, okullarda ne gibi tedbirlerin alınacağına dair bir planlama gözükmüyor. Bu da öğrenci, öğretmen ve velilerimizde kaygıları artırmaktadır.

Sıraladığımız bütün bu gerekçelerden dolayı, MEB uzaktan eğitimde de sınıfta kalmıştır.

EĞİTİM SEN BURSA ŞUBESİ YÜRÜTME KURULU

Benzer İçerikler

Bizi Takip Edin

En Üste Çık